Önce Süperpoligon, şimdi de Ekşisözlük'e erişim kesiliyor. Neden yine aynı; Adnan Oktar'ın bir haber üzerine yaptığı başvuru...
Eyüp 3. Asliye Mahkemesi, Adnan Hoca'nın başvurusu üzerine Ekşisözlük'e erişim yasağı kararı aldı. Mahkeme kararında yasağın gerekçesi, “Sitede Oktar’ın kişilik haklarına saldırı yapılması” olarak açıklandı.
Bu kez de aynı şey oldu. Süperpoligon'un başına gelen gibi, o haberin çıkarılması yerine kolaya kaçılıp sitenin fişinin çekilmesine karar verildi. İsyan ettiren bu karar Türk Telekom'a ulaştığı anda siteye tüm erişimi kesilecek.
Ekşisözlük'ün avukatı Başak Purut, "3-4 yazı için sitenin tümüne kapatılması düşündürücü ve bunun düzeltilmesi için çalışıyoruz. Biz dava dosyasında tedbir istenen yazıları zaten yayından çıkardık, şu anda tedbire konu olacak bir şey yok" dedi.
Kararın Türk Telekom'a bildirildiğini ancak sitenin henüz kapanmadığını belirten sözlüğün yazarlarından Aziz Kedi ise, "Harun Yahya, nam-ı diğer Adnan Oktar kaynaklı bir olay bu. Bu ilk değil, daha önce de kendi başlığını ve alakalı başlıkları durdurtmuştu. Durum bize tebliğ edilmemişti, avukatımız durumu tesadüfen öğrenmiş. Kolektif cezalandırma 19. yüzyılda bitti" dedi.
Adnan Oktar'ın şikayetiyle ilgili yargılama henüz sonuçlanmadı. Yargı sürecinin bir ay kadar sürmesi bekleniyor. Ekşisözlük, gereken adımı atıp dava konusu olan yazıları çıkardı. Bunu karşılık yine de site yargılama bitene kadar kapalı olacak.
Peki dava sonunda Adnan Oktar haksız çıkarsa ne olacak?
Bir ay boyunca kapalı kalan Ekşisözlük'ün hakkını kim teslim edecek?
Bu adaletsizlik nasıl giderilecek?
Kaynak www.internethaber.com
Aha da yazıyorum. ..... .... Bu ülkedeki en büyük .... lardan biridir. Yasaklayın Beni de.
[ Bu bölüm gezegen yönetiminin isteği üzerine LKD ye zarar vermemek adına çıkartılmıştır. Yine de gönül isterdi ki LKD sitelerinden birinin kapatılması pahasına bu sansürcü zihniyetin karşısında dursun]
Salı, Nisan 17, 2007
Çarşamba, Mart 28, 2007
Sayın Başbakan
Bu yazının Linux, Özgür Yazılım ve benzeri konularla hiç bir ilgisi yoktur. İlgilenmeyenler devamını okumamak da özgürdür.
Bu yazının yaşadığımız ülkenin geleceği ile yakından ilgisi vardır.
Bir gün bir gazetede bir yazı görürsünüz. İhtimal vermezsiniz doğruluğuna. Sevmeseniz de söyleyen kişiyi, o makama konduramazsınız böyle bir ihaneti.
Üstelik akşam 70 milyonun gözünün içine bakarak yalanlanmıştır bu idda.
Ülkemizin saygın gazeteleri konudan hep idda diye bahsederler. İnsanların aklında kuşku uyandırılır. Ve benim gibi niceleri "Yok artık o kadarda olmaz derler"
Ve bir gün internet gelir aklınıza. Bundan sonraki yorumlar size ait. Biraz daha yazarsam TCK nın uygun bir maddesine gireceğimden emin olduğum için....
http://www.hafif.org/yazi/erdogandan-sayin-ocalan-konusmasi-ses
http://www.etikhaber.com/content/view/32660/77/
Bu yazının yaşadığımız ülkenin geleceği ile yakından ilgisi vardır.
Bir gün bir gazetede bir yazı görürsünüz. İhtimal vermezsiniz doğruluğuna. Sevmeseniz de söyleyen kişiyi, o makama konduramazsınız böyle bir ihaneti.
Üstelik akşam 70 milyonun gözünün içine bakarak yalanlanmıştır bu idda.
Ülkemizin saygın gazeteleri konudan hep idda diye bahsederler. İnsanların aklında kuşku uyandırılır. Ve benim gibi niceleri "Yok artık o kadarda olmaz derler"
Ve bir gün internet gelir aklınıza. Bundan sonraki yorumlar size ait. Biraz daha yazarsam TCK nın uygun bir maddesine gireceğimden emin olduğum için....
http://www.hafif.org/yazi/erdogandan-sayin-ocalan-konusmasi-ses
http://www.etikhaber.com/content/view/32660/77/
Cumartesi, Mart 17, 2007
Sazlık kedisi hoş geldi
Evet başlık ne olduğunu anlatıyor. Gerçi upgrade çok da problemsiz olmadı ama olsun. Güncellemenin ardından alt +f2 , ctrl + alt +f1 ve benzeri bilimum tuş kombinasyonları çalışmadığı gibi, yakuake gibi bazı uygulamalarda "kio (KSycoca): ERROR: No database available!" hataları veriyordu.
Neyse sonuçta pismillah diyip " pisi remove kdebase --ignore-dependency && pisi install kdebase " diyip üstüne bir de makinayı yeniden başlatınca sorunu çözdük. Cümle aleme hayırlı olsun yeni kedimiz...
Neyse sonuçta pismillah diyip " pisi remove kdebase --ignore-dependency && pisi install kdebase " diyip üstüne bir de makinayı yeniden başlatınca sorunu çözdük. Cümle aleme hayırlı olsun yeni kedimiz...
Pazar, Mart 11, 2007
Pardus bağlamında GNU/Linux ve Açık Kodlu Işletim Sistemlerinin Türkiyedeki Geleceği Üzerine
Aslında her şey bu haber ile başladı. Haber özetle Gelecek A.Ş. nin yeni çıkardığı masaüstü dağıtımı anlatıyordu. Haber benim beklemediğim kadar çok yorum aldı. Bunların bir bölümü Gelecek A.Ş nin dağıtımın kaynak kodlarını dağıtmamasından ileri gelirken bir bölümü ise Açık Kaynaklı iş modellerinden bahsediyordu.
Bu tartışmalar arasında benim benim en çok ilgimi çeken Chip Dergisi Linux Köşe Yazarı Ali Kızıl'ın bir yorumunda geçen aşağıdaki cümle oldu;
Aslında bu aralar beni de düşündüren bir sorun bu. X kurumunda bir Linux sunucu kuracağınızı var sayalım. Bu kurumda RedHat veya Suse gibi markalaşmış dağıtımlardan birini kullanmak istemiyorsanız destek almak için Türkiye'de markalaşmış şirket bulmanız gerçekten zor.
Siz kendinize ve açık kaynak camiasına güveniyor olsanız bile üstleriniz sağlam referanslara sahip firmaların desteğini soruyorlar. Aslında bu konuda tamamen haksız da sayılmazlar. Onların yerinde olsam bende benzer bir destek arayarak acil bir durumda kendimi ve kurumumu güvenceye almak isterim.
Aslında pek çok şey söylenebilir yazdıklarıma karşı ama belki hayatın gerçekleri dışarıda duruyor hala... Bırakalım son sözü modern çağın son bilgesi Google söylesin. Şu sözcüklerle yapacağınız basit bir kaç arama söylemek istediklerimi daha net anlatacaktır. redhat + destek , suse + destek , debian + destek , pardus + destek
Bu tartışmalar arasında benim benim en çok ilgimi çeken Chip Dergisi Linux Köşe Yazarı Ali Kızıl'ın bir yorumunda geçen aşağıdaki cümle oldu;
3) Beko Low-End ürünlerinde Pardus kullanmak isteyip, destek alamadığında Windows'a yönelmiştir. Destek veren bir marka olduğunda, ulaşılacak kitleyi bir düşünün.
Aslında bu aralar beni de düşündüren bir sorun bu. X kurumunda bir Linux sunucu kuracağınızı var sayalım. Bu kurumda RedHat veya Suse gibi markalaşmış dağıtımlardan birini kullanmak istemiyorsanız destek almak için Türkiye'de markalaşmış şirket bulmanız gerçekten zor.
Siz kendinize ve açık kaynak camiasına güveniyor olsanız bile üstleriniz sağlam referanslara sahip firmaların desteğini soruyorlar. Aslında bu konuda tamamen haksız da sayılmazlar. Onların yerinde olsam bende benzer bir destek arayarak acil bir durumda kendimi ve kurumumu güvenceye almak isterim.
Aslında pek çok şey söylenebilir yazdıklarıma karşı ama belki hayatın gerçekleri dışarıda duruyor hala... Bırakalım son sözü modern çağın son bilgesi Google söylesin. Şu sözcüklerle yapacağınız basit bir kaç arama söylemek istediklerimi daha net anlatacaktır. redhat + destek , suse + destek , debian + destek , pardus + destek
Salı, Şubat 13, 2007
Bir Istanbul Aşığının Ölümü
Pierre Loti, 1850-1923 yılları arasında yaşamış, Rochefort’ta doğmuş, ünlü bir Fransız roman yazarıdır. Denizci bir aileden gelen Pierre, çocukluğunda Latince, Yunanca ve İngilizce dillerini öğrenmiş ve 1865’de Deniz Akademisi’ni bitirmiştir. Gerçek adı Louis Marie Julien Viaud olan yazara, 1867 yılındaki Okyanusya seferi
[1]:http://www.aksam.com.tr/haberpop.asp?a=67504,3
sırasında,Tahiti’li yerliler tarafından Pierre Loti adı verilmiştir. Büyük Okyanus’ta yetişen bir çiçeğin adı olan Loti, gül anlamına gelir.
Bütün dünyayı dolaşırken bir tesadüf eseri Türkiye’ye yolu düşen Pierre Loti, Eyüp sırtlarındaki tarihi kahveyi, yine o ilk geldiği 1876’lı yıllarda keşfetmiş, nargile içip insanlarla sohbet etmiştir. Modern turizm çağındaki eski turistik yerlerden biri sayılan kahve, 19. yüzyılın sonlarına kadar Rabia Kadın Kahvesi olarak tanınmıştır. Pierre Loti, deniz subayı eğitimi almasına rağmen, hiçbir silahlı eyleme katılmamıştır. Gözlem yönünün oldukça kuvvetli olduğu bilinen Pierre Loti, İstanbul’u belki yerlilerinden daha fazla kabullenmiş ve bulunduğu kente hayran bir şekilde, kaldığı süre içerisinde sürekli İstanbul’a övgü dolu yazılar yazmıştır.
Eserlerinde aşkı, umutsuzluğu ve hayatın sonu ölümü anlatmıştır. Kalbinin en derin köşelerinde alev alev yanan yaşanmış aşk hikayesini, ünlü eserine adını verdiği “Aziyade” romanının içinde bulabilirsiniz. O dönemdeki Osmanlı’yı anlatan ve eleştirmenlerin olumlu yanıt verdiği bu romanda, Pierre Loti’nin ruh halini de bulmak mümkündür. Dünyanın dört bir köşesini görmüş olan Pierre Loti, yaşamının bundan sonraki diliminde Türkiye’yi yeni bir yurt olarak belirlemiş, Türkçe konuşup Türkçe şarkılar söylemiştir. Pierre Loti’nin kalbini kaptırdığı Çerkez kölesi Aziyade ise, Cihangir semtinde oturan Abidin Efendi’nin bir kölesiydi.
Kurtuluş Savaşı yıllarında, yazılarıyla hep Türkiye’yi destekleyen Pierre Loti, bu barışçıl ve içten bağlığından dolayı Türkler tarafından dost ilan edilmiştir. Daha sonradan yazarın sürekli geldiği bu ünlü tepeye, adına saygı amaçlı düşünülerek Pierre Loti kahvesi adı verilmiştir. Ayrıca bu kahve, sanatçı ve ressamların uğrak yeri olarak uzun yıllardan beri değişmez yerini korumaya devam etmiştir.
ANCAK BU GÜNLERDE ; Eyüp sırtlarındaki aşıkların mekanı Pierre Loti Tepesi’nin adı AKP’li Eyüp Belediyesi tarafından değiştiriliyor. Haliç’i tümüyle tepeden gören eşsiz doğal güzelliğe sahip Pierre Loti Tepesi’nin adının ‘Eyüp Sultan Tepesi’ olarak değişmesi için teklif verildi.
Tarihi mekanla ilgili isim değişikliği teklifi geçen hafta toplanan Eyüp Belediye Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edildi. [1]
Ben İstanbul da yaşamayan ve hayatında yalnız bir defa Pierre Loti Tepesi’ni görmüş bir insanım. Öte yandan bazı aşklar da ilk görüşte başlar.
Alınan bu kararla gelmiş geçmiş en büyük dostlarımızdan birisi öldürülmek isteniyor. Tepkilerinizi buraya tıklayarak aktarın. Yaşanmış ve yaşanacak olan aşklar ve aşıklar adına Pierre Loti'nin öldürülmesine seyirci kalmayın.
Son Bir Not: Pierre Loti yaşadığı yıllarda ermeni soykırımı yalanıyla ilgili olarak da kendi gördüklerini tarafsız bir biçimde anlatan kitap ve yazılar yazmıştır.

Bütün dünyayı dolaşırken bir tesadüf eseri Türkiye’ye yolu düşen Pierre Loti, Eyüp sırtlarındaki tarihi kahveyi, yine o ilk geldiği 1876’lı yıllarda keşfetmiş, nargile içip insanlarla sohbet etmiştir. Modern turizm çağındaki eski turistik yerlerden biri sayılan kahve, 19. yüzyılın sonlarına kadar Rabia Kadın Kahvesi olarak tanınmıştır. Pierre Loti, deniz subayı eğitimi almasına rağmen, hiçbir silahlı eyleme katılmamıştır. Gözlem yönünün oldukça kuvvetli olduğu bilinen Pierre Loti, İstanbul’u belki yerlilerinden daha fazla kabullenmiş ve bulunduğu kente hayran bir şekilde, kaldığı süre içerisinde sürekli İstanbul’a övgü dolu yazılar yazmıştır.
Eserlerinde aşkı, umutsuzluğu ve hayatın sonu ölümü anlatmıştır. Kalbinin en derin köşelerinde alev alev yanan yaşanmış aşk hikayesini, ünlü eserine adını verdiği “Aziyade” romanının içinde bulabilirsiniz. O dönemdeki Osmanlı’yı anlatan ve eleştirmenlerin olumlu yanıt verdiği bu romanda, Pierre Loti’nin ruh halini de bulmak mümkündür. Dünyanın dört bir köşesini görmüş olan Pierre Loti, yaşamının bundan sonraki diliminde Türkiye’yi yeni bir yurt olarak belirlemiş, Türkçe konuşup Türkçe şarkılar söylemiştir. Pierre Loti’nin kalbini kaptırdığı Çerkez kölesi Aziyade ise, Cihangir semtinde oturan Abidin Efendi’nin bir kölesiydi.
Kurtuluş Savaşı yıllarında, yazılarıyla hep Türkiye’yi destekleyen Pierre Loti, bu barışçıl ve içten bağlığından dolayı Türkler tarafından dost ilan edilmiştir. Daha sonradan yazarın sürekli geldiği bu ünlü tepeye, adına saygı amaçlı düşünülerek Pierre Loti kahvesi adı verilmiştir. Ayrıca bu kahve, sanatçı ve ressamların uğrak yeri olarak uzun yıllardan beri değişmez yerini korumaya devam etmiştir.
ANCAK BU GÜNLERDE ; Eyüp sırtlarındaki aşıkların mekanı Pierre Loti Tepesi’nin adı AKP’li Eyüp Belediyesi tarafından değiştiriliyor. Haliç’i tümüyle tepeden gören eşsiz doğal güzelliğe sahip Pierre Loti Tepesi’nin adının ‘Eyüp Sultan Tepesi’ olarak değişmesi için teklif verildi.
Tarihi mekanla ilgili isim değişikliği teklifi geçen hafta toplanan Eyüp Belediye Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edildi. [1]
Ben İstanbul da yaşamayan ve hayatında yalnız bir defa Pierre Loti Tepesi’ni görmüş bir insanım. Öte yandan bazı aşklar da ilk görüşte başlar.
Alınan bu kararla gelmiş geçmiş en büyük dostlarımızdan birisi öldürülmek isteniyor. Tepkilerinizi buraya tıklayarak aktarın. Yaşanmış ve yaşanacak olan aşklar ve aşıklar adına Pierre Loti'nin öldürülmesine seyirci kalmayın.
Son Bir Not: Pierre Loti yaşadığı yıllarda ermeni soykırımı yalanıyla ilgili olarak da kendi gördüklerini tarafsız bir biçimde anlatan kitap ve yazılar yazmıştır.

[1]:http://www.aksam.com.tr/haberpop.asp?a=67504,3
Cuma, Şubat 02, 2007
Anahtar Kelimeler: New , Pardus , Town :)
Aslında iş yerinde Linux sunucu kullanmamız yeni değil. Bir iki programcı arkadaş Pardus da kullanıyorduk zaten. Peki olay ne ?
Olay kurduğumuz Pardus'un iş yerinde ( Karadeniz Bölgesinin en büyük hastahanesi ) sunucu olarak kurulan ilk Pardus olmasının yanı sıra, görevi bir windows makinadan devralmış olması beni asıl mutlu eden. Bundan böyle programlarımız kendilerini samba yardımıyla yavru parsımızdan güncelleyecekler.
Ne diyelim darısı tüm sunucuların ve masaüstü makinalarımızın başına...
Not: Bu arada özgür yazılım yolunda gazi olan Necdet Hocam'a ve Ali Erdinç Köroğlu'na çok çok geçmiş olsun diyorum. Kazayı hafif atlatmış olmaları en büyük tesellimiz. M$'nin nazarı mı deydi acaba :)
Olay kurduğumuz Pardus'un iş yerinde ( Karadeniz Bölgesinin en büyük hastahanesi ) sunucu olarak kurulan ilk Pardus olmasının yanı sıra, görevi bir windows makinadan devralmış olması beni asıl mutlu eden. Bundan böyle programlarımız kendilerini samba yardımıyla yavru parsımızdan güncelleyecekler.
Ne diyelim darısı tüm sunucuların ve masaüstü makinalarımızın başına...
Not: Bu arada özgür yazılım yolunda gazi olan Necdet Hocam'a ve Ali Erdinç Köroğlu'na çok çok geçmiş olsun diyorum. Kazayı hafif atlatmış olmaları en büyük tesellimiz. M$'nin nazarı mı deydi acaba :)
Salı, Ocak 30, 2007
Agop Dilaçar ve Hepimiz Ermeni miyiz ?
Şimdi milliyetçilik bayrağı altında Ermeni düşmanlığı yapanlara şunu sormak isterim:
"Malazgirt Savaşı'nı Türklerin Ermenilerle birlikte kazandığını biliyor muydunuz?
"İstanbul'un alınmasında Ermenilerin yaptığı kahramanlıklardan haberiniz var mı?
"Çanakkale'de Mustafa Kemal'in yanında savaşan Ermeni askerlerin adlarını biliyor musunuz?
"Atatürk'ün bugün kullandığımız alfabeyi Ermeni dil bilgini Agop Martayan'a hazırlattığını ve sonra ona Dilaçar soyadını verdiğini biliyor muydunuz?"
Son bir soru:
Bir Ermeni dostuna bu soruları soranın, Alparslan Türkeş olduğunu biliyor muydunuz?
O Türkeş'in, 600 yıllık Türk-Ermeni dostluğunu diriltebilmek için Ermenistan Devlet Başkanı Petrosyan'la buluştuğunu, Ermeni askerlerin Azeri topraklarından çekilmesi şartıyla Ermenistan'la diplomatik ilişki kurulmasını savunduğunu ve 1915'te ölenlerin anısına, Türk-Ermeni sınırına bir anıt dikilerek Ermenistan'a bakan yüzüne Türkçe, Türkiye'ye bakan yüzüne Ermenice "Verdiğimiz acılardan dolayı üzgünüz" diye yazılmasını bile düşündüğünü biliyor muydunuz ?
Can Dündar 30.01.2007 Milliyet
"Malazgirt Savaşı'nı Türklerin Ermenilerle birlikte kazandığını biliyor muydunuz?
"İstanbul'un alınmasında Ermenilerin yaptığı kahramanlıklardan haberiniz var mı?
"Çanakkale'de Mustafa Kemal'in yanında savaşan Ermeni askerlerin adlarını biliyor musunuz?
"Atatürk'ün bugün kullandığımız alfabeyi Ermeni dil bilgini Agop Martayan'a hazırlattığını ve sonra ona Dilaçar soyadını verdiğini biliyor muydunuz?"
Son bir soru:
Bir Ermeni dostuna bu soruları soranın, Alparslan Türkeş olduğunu biliyor muydunuz?
O Türkeş'in, 600 yıllık Türk-Ermeni dostluğunu diriltebilmek için Ermenistan Devlet Başkanı Petrosyan'la buluştuğunu, Ermeni askerlerin Azeri topraklarından çekilmesi şartıyla Ermenistan'la diplomatik ilişki kurulmasını savunduğunu ve 1915'te ölenlerin anısına, Türk-Ermeni sınırına bir anıt dikilerek Ermenistan'a bakan yüzüne Türkçe, Türkiye'ye bakan yüzüne Ermenice "Verdiğimiz acılardan dolayı üzgünüz" diye yazılmasını bile düşündüğünü biliyor muydunuz ?
Can Dündar 30.01.2007 Milliyet
Çarşamba, Ocak 24, 2007
Turkish
Konfiçyus’e sordular :
-“Bir ülkeyi yönetmeye çağrılsaydınız, yapacağınız ilk iş ne olurdu ?”
Büyük filozof şöyle cevap verdi:
-“Hiç şüphesiz, dili gözden geçirmekle işe başlardım.”
Dinleyicilerin hayret dolu bakışları karşısında sözlerini sürdürdü:
-“Dil düzensiz olursa, sözler düşünceyi iyi anlatamaz. Düşünce iyi anlatılamazsa, yapılması gereken şeyler doğru yapılamaz. Görevler gereği gibi yapılmazsa, adetler ve kültür bozulur. Adetler ve kültür bozulursa, adalet yanlış yola sapar. Adalet yoldan çıkarsa, şaşkınlık içine düşen halk, ne yapacağını, işin nereye varacağını bilmez. İşte bunun için hiçbir şey dil kadar önemli değildir.”
Çarşamba, Ocak 10, 2007
Süleymaniye
Yazmayalı bayağı uzun zaman olmuş. Ne zaman elim gitse klavyeye hep birşeyler aldı götürdü vaktimi. Bu arada hayat akıp gitti final dönemi yaklaştı. Neyse yine vakit dar yapılacak iş çok ama bu arada bir iki satır karalamak istedim. Girdiyi Mehmet Akif ile bitirelim;
Yıkmak, insanlara yapmak gibi kıymet mi verir,
Onu, en çulpa herifler de emin ol becerir.
Hele sen gösteriver kubbe diye,
İki ırgatla iner şimdi Süleymaniye.
Ama gel, kaldıralım dendi mi, heyhat o zaman
Bir Süleyman daha lazım, yeniden bir de Sinan.
Yıkmak, insanlara yapmak gibi kıymet mi verir,
Onu, en çulpa herifler de emin ol becerir.
Hele sen gösteriver kubbe diye,
İki ırgatla iner şimdi Süleymaniye.
Ama gel, kaldıralım dendi mi, heyhat o zaman
Bir Süleyman daha lazım, yeniden bir de Sinan.
Perşembe, Kasım 16, 2006
Boş İşler
Birileri iş üretirken, neden başka birilerinin eleştirmekten başka işi olmaz. Eleştiri güzeldir de, be kardeşim binlerce satır kod içeren bir programda eleştirecek 3 harf mi kaldı ?
Biz milletçe böyle miyiz , yoksa genel anlamda insanlık mı iş yapanların ayağına dolanmayı seviyor bir tek bunu çözemedim.
Edit: Yanlışlıkla FM deki bir sonraki habere link vermişim. Yanlış linkle vakit kaybedenlerden özür dilerim :)
Biz milletçe böyle miyiz , yoksa genel anlamda insanlık mı iş yapanların ayağına dolanmayı seviyor bir tek bunu çözemedim.
Edit: Yanlışlıkla FM deki bir sonraki habere link vermişim. Yanlış linkle vakit kaybedenlerden özür dilerim :)
Pazar, Kasım 12, 2006
Derin Tasarım
Derin devlet olurda, derin tasarım olmaz mı :-) Oluyormuş. Ali Işıngör'ün blogundan ( hala adresini bilmeyen var mı ? ) esen poyrazla bu makaleye savruldum.
Sayfadan küçük bir anektod;
...‘oyunlu tasarım’ deyince babasına bunun püf noktalarını anlattırıyoruz: ‘Çocuk saflığından daha değerli bir şey yok bence. Çocuk resim yapıyormuş annesi ne çizdiğini sormuş. ‘Tanrı’yı çiziyorum’ demiş. Anne şaşırarak ‘İmkansız! Tanrı’yı nasıl çizersin, onun yüzünü kimse bilmiyor ki’ demiş. Çocuk son sözü söylemiş: ‘Ben çizeceğim bundan sonra herkes bilecek’. Bunun ne kadar güzel bir mantık olduğunu anlatabildim mi? Ben de o çocuk gibi bütün şartlanmalardan uzak durarak tasarım yapıyorum.’
Sayfadan küçük bir anektod;
...‘oyunlu tasarım’ deyince babasına bunun püf noktalarını anlattırıyoruz: ‘Çocuk saflığından daha değerli bir şey yok bence. Çocuk resim yapıyormuş annesi ne çizdiğini sormuş. ‘Tanrı’yı çiziyorum’ demiş. Anne şaşırarak ‘İmkansız! Tanrı’yı nasıl çizersin, onun yüzünü kimse bilmiyor ki’ demiş. Çocuk son sözü söylemiş: ‘Ben çizeceğim bundan sonra herkes bilecek’. Bunun ne kadar güzel bir mantık olduğunu anlatabildim mi? Ben de o çocuk gibi bütün şartlanmalardan uzak durarak tasarım yapıyorum.’
Salı, Ağustos 15, 2006
Perşembe, Temmuz 27, 2006
...Başarabiliriz...
İnanmak ve Başarmak. Birbirine çok sıkı bağlı iki kavram. Aşağıdaki bağlantılar inanmayanlar ve inancını tazelemek isteyenler için.
Vista,Red Hat,Ubuntu,Suse,Pardus
Windows XP,Red Hat,Ubuntu,Suse,Pardus
Vista,Red Hat,Ubuntu,Suse,Pardus
Windows XP,Red Hat,Ubuntu,Suse,Pardus
Salı, Temmuz 25, 2006
Hızlı ve Kirli Bir mod_chroot Kılavuzu
Başlangıç ve Sorumluluk Reddi
Bu belge Apache yi chroot içinde çalıştırmak için uğraşırken yaşadığım kişisel tecrübelerden ortaya çıkmıştır. Kullanılan sistem Fedora Legacy projesi ile güncellemeleri yapılan bir Fedora Core 1 sunucu ve üzerinde Apache 2.x PHP 4.x barındırmaktadır. Bu belgeyi uygularken sorumluluk tamamen size aittir doğacak zaralardan vs vs. Artık başlayabiliriz;
Ben Apache yi kafes içinde çalıştırmak için 3 temel yöntem biliyorum. Önce bunlara kısaca bir göz atalım;
1. Klasik chroot yaklaşımları
Zor ve zahmetlidir ( genellikle ) aşağıdaki yapıyı chroot içinde oluşturmanız gerektirir
* C kütüphanesi
* Pekçok diğer kütüphane (libssl? libm? libmysqlclient?)
* Çözümleyici dosyalar (/etc/nsswitch.conf, /etc/resolv.conf)
* Kullanıcı dosyaları (/etc/passwd, /etc/group)
* log dosyaları için ayrı bir klasör
* Program tarafında kullanılacak modül dosyaları (for Apache: mod_php and other modules)
2. Mod-security nin chroot fonksiyonu
Basit, ancak kılavuzdaki kurulum belgesi kaynak koddan kurulmuş bütün dosyaları tek dizin içinde toplayan bir apache sunucusuna uygun. Dosyaları değişik konumlara dağılmış bir sunucuda uygulaması zor.
3. Mod_Chroot yaklaşımı
Basit hızlı ve kolay. Yalnızca chroot işlemine odaklanmış sade bir modül. Ek hiç bir dosyanın kopyalanmasına gerek kalmaz ( 1 - 2 istisnai durum olabilir :) )
Mod-security ve Mod_chroot u kısaca kıyaslarsak
* mod_chroot uzak istemcilerle iletişim kurmaz.
* mod_chroot yalnızca bir kere hafıza ayırır, başlangıçta.
* mod_chroot istekleri yakalamaz kendi işi ile uğraşır :)
Kurulum
Kuruluma başlamadan önce aşağıdaki sistemlerden birini kullanıyorsanız hazır paketlerden kurulum yapabilecek şanslı kişilerdensiniz :)
Apache Dinamik modülleri ile mod_chroot kurulumu için birkaç basit adım gerekiyor.
1. Kodu indirin ve açın
wget http://core.segfault.pl/~hobbit/mod_chroot/dist/mod_chroot-0.5.tar.gz
tar zxvf mod_chroot-0.5.tar.gz
2. Kendi sunucunuza uygun kaynak kod klasörüne gidin ( örneğin mod_chroot-0.5/src/apache20/ ) ve
apxs -cia mod_chroot.c
komutunu root olarak çalıştırın.
Not: Bazı headerlara ihtiyaç duyabilirsiniz eğer debian kullanıyorsanız apache2-prefork-dev veya
apache2-threaded-dev paketlerinden birini kurmanız gerekmekte.
Not 2: apsx fedora üzerinde apache-dev paketi ile gelmekte Dinamik modül olarak mod_chroot kurmak için bunu indirin.
Ayarlar
Sunucunuzun konfigürasyon dosyasında ( httpd.conf ) Apache için root olarak kabul edeceğiniz dizini ChrootDir direktifi ile belirtin ve DocumentRoot unuzu buna göre ayarlayın, Örneğin:
ChrootDir /var/www
DocumentRoot /
( Eğer DocumentRoot u /var/www şeklinde bırakırsanız sunucu /var/www/var/www dizinide arayacaktır ana dizininizi )
Apache 2.x için Özel Ayar Notları
Apache 2 deki MPM (multi-processing modules) yapısından dolayı pid dosyası chroot un içinde yer almalı Bunun için;
1. Pid dosyası için özel bir klasör yaratılmalı
mkdir -p /var/www/var/run
chown -R root.root /var/www/var/run
2. apachectl nin mutluluğu için gerçek pid dosyası ile arada bir sembolik bağ kurulmalı
ln -s /var/www/var/run/httpd.pid /var/run/httpd.pid
3. ve son olarak httpd.conf a chroot direktifinden önce
PidFile /var/run/httpd.pid
satırı eklenmeli. Sonuç olarak yapılandırma dosyanız şuna benzemeli
PidFile /var/run/httpd.pid
ChrootDir /var/www
DocumentRoot /
... diğer MPM direktifleri (LockFile? ScoreBoardFile?)
Yalnızca pid dosyasını jail içine almak yeterli olmalı ancak Apachenin özelleşterilebilirliğini düşünecek olursak kullanıcıya göre değişiklik gösteren istisnalar her zaman olabilir. mod_chroot tarafından etkilenen bütün MPM lerin tam listesi için buraya bakın adresine bakın.
Modül Sıralaması
mod_chroot Apache nin bütün işi bittikten sonra çağırılmalı bunun için modül listesinin en başına eklenmeli ( Apache modülleri yazım sırasının tersine yükler ) . Eğer modülü dinamik olarak derlediyseniz.
LoadModule chroot_module /usr/lib/httpd/modules/mod_chroot.so
satırlarını modül listesinin en başına ekleyin. Tabi burada kullandığınız dağıtıma bağlı olarak mod_chroot.so dosyasının tam yolunu yazmalısınız (apsx bu direktifi ( büyük ihtimalle ) modül listenizin en sonuna eklemiş olacak buradan kes-yapıştır yapabilirsiniz).
Evet buraya kadar mod_chroot un kurulum ve ayarlarını bitirdik. Ancak;
Başlamadan Önce
Apache yi chroot içinde çalıştırmak bir takım problemlere sebep olabilir.
Bilinen problemler ve çözümleri için okumaya devam edin :)
Apache yi Yeniden Başlatmak
'apachectl reload', 'apachectl graceful' veya 'kill -HUP apache_pid' komutlarını kullandığınız günleri unutun. Apache bunları yapmak için konfigürasyon dosyasını okumak log dosyalarına yazmak ve modüllerini yeniden yüklemek isteyecek ancak kafesinin dışına çıkamayacaktır. Tabi bu sorunu çözmek için gerekli dosyaları kafesin içine yerleştirebilirsiniz ancak bu durumda da chroot yapmanızın bir anlamı kalmaz :)
Sözü fazla uzatmadan çözümü söyleyeyim bundan sonra apacheyi durdurup başlatmak için yalnız iki komut kullanıyoruz. apachectl stop' ve 'apachectl start'
Veritabanları
Eğer veritabanı sunucunuz yalnız Unix soketlerini dinliyorsa onu 127.0.0.1 i de dinlemesi için ayarlamalısınız.
PHP mail() fonksiyonu
Unix altında php nin mail() fonksiyonu sendmail programının çalıştırılabilir haline ihtiyaç duyar. Bu sorunu aşmak için birkaç alternatif metod olmasına karşın ben smtp ile direkt olarak mail gönderen bir sınıf kullanmanızı önereceğim ( örneğin http://pear.php.net/package/Mail gibi).
Paylaşımlı Kütüphaneler Meselesi
Paylaşımlı kütüphaneler programlara çalışma zamanında bağlanan kütüphanelerdir. Bir programın kullandığı paylaşımlı kütüphanelerin tam listesine ldd /programın/tam/yolu şeklinde erişebilirsiniz.
Normal şartlarda bu kütüphaneler başlangıç sırasında ld.so tarafından otomatik olarak yüklenirler, mod_chroot un bu durumla ilgili bir sorunu yoktur. Ancak bazen programlar çalışmaya başladıktan sonrada bu kütüphaneleri dlopen() ve dlsym() fonksiyonları ile çağırabilirler. İşte bu durum chroot ortamı içinde size sorun yaratabilir.
Bununla ilgi şu ana kadar 2 durum raporlanmıştır. Çözüm olarak bu dosyaları chroot yapmadan önce elle yüklemeyi seçebilirsiniz. Bunun için ayar dosyanıza LoadFile direktifi ile beraber dosya adını eklemelisiniz.
1- DNS Lookup problemi için
LoadFile /lib/libnss_dns.so.2
direktifini eklemeniz gerekmektedir
2- Apache 2.0 mpm_worker modülünü Linux 2.6 çekirdeği üzerinde kullanıyorsanız GNU libc libgcc_s.so.1 kütüphanesini pthread_cancel fonksiyonu çağırıldığında yüklemeye çalışacaktır. Çözüm için:
LoadFile /lib/libgcc_s.so.1
direktifini eklemeniz gerekmektedir.
Sanal Sunucular Konusu
mod_chroot sanal sunucularla kesinlikle problemsiz ( tabi başka bir probleminiz yoksa ) çalışmaktadır. Ancak daha öncede belirtildiği gibi her bir Sanal Sunucu için ayrı bir ChrootDir direktifi kullanamazsınız yani şunu yapMAMANIZ gerekir
ServerName birinci.ornek.com
ChrootDir /var/www/bir_ornek_klasoru
DocumentRoot /
ServerName ikinci.ornek.com
ChrootDir /var/www/ikinci_ornek_klasoru
DocumentRoot /
Bunu yerine aşağıdaki biçimde bir yapılandırma oluşturmalısınız.
ChrootDir /var/www
ServerName birinci.ornek.com
DocumentRoot /birinci_ornek_klasoru
ServerName ikinci.ornek.com
DocumentRoot /ikinci_ornek_klasoru
Not: Bütün işlemleri başarıyla tamamlasanız bile apache başlangıç sırasında
Warning: DocumentRoot [/biricini_ornek_klasoru] does not exist
gibi bir hata verebilir. Bunu dikkate almayın :)
Diğer sorunlar ve destek için modchroot@core.segfault.pl listesini kullanbilirsiniz. ( Üyelik için modchroot-subscribe@core.segfault.pl adresine boş bir posta atın )
Son olarak http://core.segfault.pl/~hobbit/mod_chroot/install.html adresinde daha detaylı bir kurulum kılavuzu bulabilirsiniz.
Bu belge Apache yi chroot içinde çalıştırmak için uğraşırken yaşadığım kişisel tecrübelerden ortaya çıkmıştır. Kullanılan sistem Fedora Legacy projesi ile güncellemeleri yapılan bir Fedora Core 1 sunucu ve üzerinde Apache 2.x PHP 4.x barındırmaktadır. Bu belgeyi uygularken sorumluluk tamamen size aittir doğacak zaralardan vs vs. Artık başlayabiliriz;
Ben Apache yi kafes içinde çalıştırmak için 3 temel yöntem biliyorum. Önce bunlara kısaca bir göz atalım;
1. Klasik chroot yaklaşımları
Zor ve zahmetlidir ( genellikle ) aşağıdaki yapıyı chroot içinde oluşturmanız gerektirir
* C kütüphanesi
* Pekçok diğer kütüphane (libssl? libm? libmysqlclient?)
* Çözümleyici dosyalar (/etc/nsswitch.conf, /etc/resolv.conf)
* Kullanıcı dosyaları (/etc/passwd, /etc/group)
* log dosyaları için ayrı bir klasör
* Program tarafında kullanılacak modül dosyaları (for Apache: mod_php and other modules)
2. Mod-security nin chroot fonksiyonu
Basit, ancak kılavuzdaki kurulum belgesi kaynak koddan kurulmuş bütün dosyaları tek dizin içinde toplayan bir apache sunucusuna uygun. Dosyaları değişik konumlara dağılmış bir sunucuda uygulaması zor.
3. Mod_Chroot yaklaşımı
Basit hızlı ve kolay. Yalnızca chroot işlemine odaklanmış sade bir modül. Ek hiç bir dosyanın kopyalanmasına gerek kalmaz ( 1 - 2 istisnai durum olabilir :) )
Mod-security ve Mod_chroot u kısaca kıyaslarsak
* mod_chroot uzak istemcilerle iletişim kurmaz.
* mod_chroot yalnızca bir kere hafıza ayırır, başlangıçta.
* mod_chroot istekleri yakalamaz kendi işi ile uğraşır :)
Kurulum
Kuruluma başlamadan önce aşağıdaki sistemlerden birini kullanıyorsanız hazır paketlerden kurulum yapabilecek şanslı kişilerdensiniz :)
Apache Dinamik modülleri ile mod_chroot kurulumu için birkaç basit adım gerekiyor.
1. Kodu indirin ve açın
wget http://core.segfault.pl/~hobbit/mod_chroot/dist/mod_chroot-0.5.tar.gz
tar zxvf mod_chroot-0.5.tar.gz
2. Kendi sunucunuza uygun kaynak kod klasörüne gidin ( örneğin mod_chroot-0.5/src/apache20/ ) ve
apxs -cia mod_chroot.c
komutunu root olarak çalıştırın.
Not: Bazı headerlara ihtiyaç duyabilirsiniz eğer debian kullanıyorsanız apache2-prefork-dev veya
apache2-threaded-dev paketlerinden birini kurmanız gerekmekte.
Not 2: apsx fedora üzerinde apache-dev paketi ile gelmekte Dinamik modül olarak mod_chroot kurmak için bunu indirin.
Ayarlar
Sunucunuzun konfigürasyon dosyasında ( httpd.conf ) Apache için root olarak kabul edeceğiniz dizini ChrootDir direktifi ile belirtin ve DocumentRoot unuzu buna göre ayarlayın, Örneğin:
ChrootDir /var/www
DocumentRoot /
( Eğer DocumentRoot u /var/www şeklinde bırakırsanız sunucu /var/www/var/www dizinide arayacaktır ana dizininizi )
Apache 2.x için Özel Ayar Notları
Apache 2 deki MPM (multi-processing modules) yapısından dolayı pid dosyası chroot un içinde yer almalı Bunun için;
1. Pid dosyası için özel bir klasör yaratılmalı
mkdir -p /var/www/var/run
chown -R root.root /var/www/var/run
2. apachectl nin mutluluğu için gerçek pid dosyası ile arada bir sembolik bağ kurulmalı
ln -s /var/www/var/run/httpd.pid /var/run/httpd.pid
3. ve son olarak httpd.conf a chroot direktifinden önce
PidFile /var/run/httpd.pid
satırı eklenmeli. Sonuç olarak yapılandırma dosyanız şuna benzemeli
PidFile /var/run/httpd.pid
ChrootDir /var/www
DocumentRoot /
... diğer MPM direktifleri (LockFile? ScoreBoardFile?)
Yalnızca pid dosyasını jail içine almak yeterli olmalı ancak Apachenin özelleşterilebilirliğini düşünecek olursak kullanıcıya göre değişiklik gösteren istisnalar her zaman olabilir. mod_chroot tarafından etkilenen bütün MPM lerin tam listesi için buraya bakın adresine bakın.
Modül Sıralaması
mod_chroot Apache nin bütün işi bittikten sonra çağırılmalı bunun için modül listesinin en başına eklenmeli ( Apache modülleri yazım sırasının tersine yükler ) . Eğer modülü dinamik olarak derlediyseniz.
LoadModule chroot_module /usr/lib/httpd/modules/mod_chroot.so
satırlarını modül listesinin en başına ekleyin. Tabi burada kullandığınız dağıtıma bağlı olarak mod_chroot.so dosyasının tam yolunu yazmalısınız (apsx bu direktifi ( büyük ihtimalle ) modül listenizin en sonuna eklemiş olacak buradan kes-yapıştır yapabilirsiniz).
Evet buraya kadar mod_chroot un kurulum ve ayarlarını bitirdik. Ancak;
Başlamadan Önce
Apache yi chroot içinde çalıştırmak bir takım problemlere sebep olabilir.
Bilinen problemler ve çözümleri için okumaya devam edin :)
Apache yi Yeniden Başlatmak
'apachectl reload', 'apachectl graceful' veya 'kill -HUP apache_pid' komutlarını kullandığınız günleri unutun. Apache bunları yapmak için konfigürasyon dosyasını okumak log dosyalarına yazmak ve modüllerini yeniden yüklemek isteyecek ancak kafesinin dışına çıkamayacaktır. Tabi bu sorunu çözmek için gerekli dosyaları kafesin içine yerleştirebilirsiniz ancak bu durumda da chroot yapmanızın bir anlamı kalmaz :)
Sözü fazla uzatmadan çözümü söyleyeyim bundan sonra apacheyi durdurup başlatmak için yalnız iki komut kullanıyoruz. apachectl stop' ve 'apachectl start'
Veritabanları
Eğer veritabanı sunucunuz yalnız Unix soketlerini dinliyorsa onu 127.0.0.1 i de dinlemesi için ayarlamalısınız.
PHP mail() fonksiyonu
Unix altında php nin mail() fonksiyonu sendmail programının çalıştırılabilir haline ihtiyaç duyar. Bu sorunu aşmak için birkaç alternatif metod olmasına karşın ben smtp ile direkt olarak mail gönderen bir sınıf kullanmanızı önereceğim ( örneğin http://pear.php.net/package/Mail gibi).
Paylaşımlı Kütüphaneler Meselesi
Paylaşımlı kütüphaneler programlara çalışma zamanında bağlanan kütüphanelerdir. Bir programın kullandığı paylaşımlı kütüphanelerin tam listesine ldd /programın/tam/yolu şeklinde erişebilirsiniz.
Normal şartlarda bu kütüphaneler başlangıç sırasında ld.so tarafından otomatik olarak yüklenirler, mod_chroot un bu durumla ilgili bir sorunu yoktur. Ancak bazen programlar çalışmaya başladıktan sonrada bu kütüphaneleri dlopen() ve dlsym() fonksiyonları ile çağırabilirler. İşte bu durum chroot ortamı içinde size sorun yaratabilir.
Bununla ilgi şu ana kadar 2 durum raporlanmıştır. Çözüm olarak bu dosyaları chroot yapmadan önce elle yüklemeyi seçebilirsiniz. Bunun için ayar dosyanıza LoadFile direktifi ile beraber dosya adını eklemelisiniz.
1- DNS Lookup problemi için
LoadFile /lib/libnss_dns.so.2
direktifini eklemeniz gerekmektedir
2- Apache 2.0 mpm_worker modülünü Linux 2.6 çekirdeği üzerinde kullanıyorsanız GNU libc libgcc_s.so.1 kütüphanesini pthread_cancel fonksiyonu çağırıldığında yüklemeye çalışacaktır. Çözüm için:
LoadFile /lib/libgcc_s.so.1
direktifini eklemeniz gerekmektedir.
Sanal Sunucular Konusu
mod_chroot sanal sunucularla kesinlikle problemsiz ( tabi başka bir probleminiz yoksa ) çalışmaktadır. Ancak daha öncede belirtildiği gibi her bir Sanal Sunucu
ChrootDir /var/www/bir_ornek_klasoru
DocumentRoot /
ChrootDir /var/www/ikinci_ornek_klasoru
DocumentRoot /
Bunu yerine aşağıdaki biçimde bir yapılandırma oluşturmalısınız.
ChrootDir /var/www
DocumentRoot /birinci_ornek_klasoru
ServerName ikinci.ornek.com
DocumentRoot /ikinci_ornek_klasoru
Not: Bütün işlemleri başarıyla tamamlasanız bile apache başlangıç sırasında
Warning: DocumentRoot [/biricini_ornek_klasoru] does not exist
gibi bir hata verebilir. Bunu dikkate almayın :)
Diğer sorunlar ve destek için
Son olarak http://core.segfault.pl/~hobbit/mod_chroot/install.html adresinde daha detaylı bir kurulum kılavuzu bulabilirsiniz.
Pazar, Temmuz 23, 2006
Mayk Hammır nasıl Yazılır
Tost ve Çay blogundaki linkleri kurcalarken gördüm. mod-chroot la uğraşmaya başlamadan biraz kafa dağıtalım ;)
Afif Yesari, Muzaffer Ulukaya takma adıyla 200 kadar polisiyeye imza atarak bir rekorun sahibi oldu. Başlangıcından bugüne dek, Cumhuriyet döneminde Türkiye’de yazılan polisiye metinlerin toplamından çok daha fazladır “Afif Yesari”nin kaleminden çıkanlar. Bu nedenle, Mayk Hammer’i tanıtma hakkını da ona vermek gerekir:
“New York’lu ve kafadan müselleh bi polis hafiyesinin akla mantığa sığmaz deli saçmalı serüvenlerine ve eskilerine taş çıkartan yenilerini eklediğim bu detektif romanlarını şöyle yazıyordum; Patron, ressama para vermemek için yabancı dergilerden ve jiletle kesip oyduğu ve ayrı ayrı harf ve resimleri yan yana yapıştırarak hazırladığı ve kompozisyonunu da aynı yöntemle yaptığı kapakları bana veriyor ve ben de romanı bana verilen kapağa göre uyduruyordum. Örneğin kitabın adı ‘Genç Kızlar Cehennemi’ ve bir de şöyle bir resim; iri kıyım hayvan gibi bir herif, bir piknik sepeti başına çömelmiş gibi ve sarışın bir kızı, ağaçların arkasından kötü kötü dikizliyor... Ve demek oluyor ki, aşk, kin, ırza tecavüz, intikam, entrika ve fiilen tasallutta bulunma gibi olayların yanı sıra, kan ve heyecan ve bir kaç da cinayet bu kapağın hakkıdır.
Kapağı alıp eve geliyor, bir kahve, bir cıgara içiyor ve New York Şehir Rehberini önüme açarak kafadan gayri müselleh detektifi daha da çileden çıkaracak serüvenlere koşturuyordum. Ve bu 92-96 sayfalık cep kitaplarından her birini, üç günde tamamlayıp vermek zorundaydım. Bu iş için New York Şehir Rehberinden faydalanıyordum çünkü ben New York’a hiç gitmemiştim. Beş yıl süreyle bu kitaplardan bir çok yazdım ve çok da satıldı ve kimse de şikayetçi olmadı. Serüvenlerini ürettiğim detektifi uyduran yazar, uydurduğu detektiften daha üşütüktü ve bu nedenle detektif de ipe sapa gelmez bir hergelenin tekiydi. Ben, herife az bir şey çeki düzen verdim, bayağı adama döndü, daha insancıl oldu ve doktor o sıralar bana içkiyi yasakladığı için ben de ona viskiyi bıraktırdım. Böylece bu kitaplardan 200 kadar yazdım. Üşütük detektifin yazarı Spillane, o tarihte henüz 7 tane kadar Mayk yazmıştı ve 200’e yaklaşık kitabın adını taşıdığından haberi yoktu ve hala da bilmez.
Neyse bu da haberin tam kaynağı.
Afif Yesari, Muzaffer Ulukaya takma adıyla 200 kadar polisiyeye imza atarak bir rekorun sahibi oldu. Başlangıcından bugüne dek, Cumhuriyet döneminde Türkiye’de yazılan polisiye metinlerin toplamından çok daha fazladır “Afif Yesari”nin kaleminden çıkanlar. Bu nedenle, Mayk Hammer’i tanıtma hakkını da ona vermek gerekir:
“New York’lu ve kafadan müselleh bi polis hafiyesinin akla mantığa sığmaz deli saçmalı serüvenlerine ve eskilerine taş çıkartan yenilerini eklediğim bu detektif romanlarını şöyle yazıyordum; Patron, ressama para vermemek için yabancı dergilerden ve jiletle kesip oyduğu ve ayrı ayrı harf ve resimleri yan yana yapıştırarak hazırladığı ve kompozisyonunu da aynı yöntemle yaptığı kapakları bana veriyor ve ben de romanı bana verilen kapağa göre uyduruyordum. Örneğin kitabın adı ‘Genç Kızlar Cehennemi’ ve bir de şöyle bir resim; iri kıyım hayvan gibi bir herif, bir piknik sepeti başına çömelmiş gibi ve sarışın bir kızı, ağaçların arkasından kötü kötü dikizliyor... Ve demek oluyor ki, aşk, kin, ırza tecavüz, intikam, entrika ve fiilen tasallutta bulunma gibi olayların yanı sıra, kan ve heyecan ve bir kaç da cinayet bu kapağın hakkıdır.
Kapağı alıp eve geliyor, bir kahve, bir cıgara içiyor ve New York Şehir Rehberini önüme açarak kafadan gayri müselleh detektifi daha da çileden çıkaracak serüvenlere koşturuyordum. Ve bu 92-96 sayfalık cep kitaplarından her birini, üç günde tamamlayıp vermek zorundaydım. Bu iş için New York Şehir Rehberinden faydalanıyordum çünkü ben New York’a hiç gitmemiştim. Beş yıl süreyle bu kitaplardan bir çok yazdım ve çok da satıldı ve kimse de şikayetçi olmadı. Serüvenlerini ürettiğim detektifi uyduran yazar, uydurduğu detektiften daha üşütüktü ve bu nedenle detektif de ipe sapa gelmez bir hergelenin tekiydi. Ben, herife az bir şey çeki düzen verdim, bayağı adama döndü, daha insancıl oldu ve doktor o sıralar bana içkiyi yasakladığı için ben de ona viskiyi bıraktırdım. Böylece bu kitaplardan 200 kadar yazdım. Üşütük detektifin yazarı Spillane, o tarihte henüz 7 tane kadar Mayk yazmıştı ve 200’e yaklaşık kitabın adını taşıdığından haberi yoktu ve hala da bilmez.
Neyse bu da haberin tam kaynağı.
Cuma, Temmuz 21, 2006
En tehlikeli Cracker
Daha önce bir yerlerde okumuşsunuzdur belki ama ben yeni karşılaştım kendileriyle. http://johnny.ihackstuff.com ile google ı çok etkili bir crack aracına dönüştürebilirsiniz. Ayrıca arama için kullandığı tekniklerde oldukça öğretici.
Salı, Haziran 20, 2006
Programer Strikes Back
Neredeyse bir aydır uğraştığım sınavlar, epidemiyoloji öğrenmeye çalışmam ve grid projesi, Oracle Application server manualleri ile cebelleşme ve App Sunucusu kurulumu, ve yine sınavlarla geçen günlerin ardından tekrar kodlarıma geri döndüm. En son 2 ay önce baktığım programı çözmektense ( evet bundan sonra kodlarımı daha iyi belgelendireceğim :) ) yeni baştan başladım RoR projeme. Bu sefer mümkün olduğunca örneklerdeki her satırı özümseyerek ilerliyorum.
Tabiki bu Ruby ve RoR un ne kadar zevkli olduğunu unutmadım. Her web programcısının sıklıkla karşılaştığı bir örnek tablodan belirli bir alanı veya alanları çağırma ile ilgili.
Baştan kısaca özetlersek RoR ile çalışırken modeldeki sınıflar tablolarınız nesneler ise tablodaki alanlar (kolonlar) olarak düşünebilirsiniz. Örneğin siparişler tablonuz için;
35 Gün Sonra Gelen DEVAM
Yukarıdaki satırları yazıp draft olarak kaydetmemin üzerinden 35 gün geçti bu arada ben RoR projesini büyük ölçüde bitirdim. Maceralı bir Mailman kurulumu yaptım. ( Mailman ve turkish locale sorunları ayrı bir makale konusudur :) ). Bu arada QtTürkiye sitesi ve tartışma gurubu açıldı.
Ben de şu sıralar javascript kullanmadan bir popup içinden RoR a veri alabilirmiyim diye bakıyorum. Bir yol bulursam yazacağım.
Bir de unutmadan AjaxScaffold diye harika bir generator keşfettim sayfalarınızı zahmetsizce şekillendirmek için birebir. Mutlaka bakın.... Bu arada generatorlardan söz açılmışken Ruby Engines i duymuş muydunuz ?
Tabiki bu Ruby ve RoR un ne kadar zevkli olduğunu unutmadım. Her web programcısının sıklıkla karşılaştığı bir örnek tablodan belirli bir alanı veya alanları çağırma ile ilgili.
Baştan kısaca özetlersek RoR ile çalışırken modeldeki sınıflar tablolarınız nesneler ise tablodaki alanlar (kolonlar) olarak düşünebilirsiniz. Örneğin siparişler tablonuz için;
@order = Orders.newsatırları ile sipariş tablonuzdaki bütün bilgileri nesnemize depoladık. Bu tabloda ad gibi bir alan olduğunu düşünürsek bu alanın bilgilerine basitçe find_by_ad fonksiyonu ile ulaşabiliriz.
@order.find()
35 Gün Sonra Gelen DEVAM
Yukarıdaki satırları yazıp draft olarak kaydetmemin üzerinden 35 gün geçti bu arada ben RoR projesini büyük ölçüde bitirdim. Maceralı bir Mailman kurulumu yaptım. ( Mailman ve turkish locale sorunları ayrı bir makale konusudur :) ). Bu arada QtTürkiye sitesi ve tartışma gurubu açıldı.
Ben de şu sıralar javascript kullanmadan bir popup içinden RoR a veri alabilirmiyim diye bakıyorum. Bir yol bulursam yazacağım.
Bir de unutmadan AjaxScaffold diye harika bir generator keşfettim sayfalarınızı zahmetsizce şekillendirmek için birebir. Mutlaka bakın.... Bu arada generatorlardan söz açılmışken Ruby Engines i duymuş muydunuz ?
Pazartesi, Mayıs 15, 2006
Ah şenlik vah şenlik
Evet gidemedim. 2. vizelerin ve proje teslim haftasının ortasına denk gelince Ankarada olamadım. Daha önce kaçırdığım hiç bir şenliğe bu kadar üzülmemiştim. Bu arada aklıma geldi neden şenlik mayıs ayında yapılıyor ? Mesela Temmuz başında bütün okullar (ve iş yerlerinin bir kısmı) tatilken yapılsa katılım daha yüksek olmaz mı acaba ? Belki o zaman 746 kişilik derneğin n tane üyesi (n > 59 ) katılırdı genel kurula ?
Sonunda Oldu
Perşembe, Mart 30, 2006
Java ve GTK+
As of v1.4.2, the Java platform supports the GTK+ look and feel, which makes hundreds of existing look and feels available to Swing programs.
Java ve GTK+ ilginç...
Java ve GTK+ ilginç...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



